Doğum İzni Sonrasında İşe Dönüş Stresi Yaşayan Yeni Anneler Geçiş Sürecini Kolaylaştırabilir

Doğum İzni Sonrasında İşe Dönüş Stresi Yaşayan Yeni Anneler Geçiş Sürecini Kolaylaştırabilir

Doğum izninin bitimiyle birlikte iş hayatına dönmeye kararlı pek çok anne, bebeklerini geride bırakıyor oldukları düşüncesiyle benzer kaygıları yaşıyor.

Hamilelik ve doğum sürecinin bitimiyle birlikte başlayan telaşlı günler, ilk mesai gününün yaklaşmasıyla beraber çalışan anneler adına yerini, suçluluk duygusu, stresi gibi pek çok zorlu ve kaygı dolu yeni bir sürece bırakıyor.  

Yazımızda, çalışma hayatına dönmeye hazırlanan yeni annelerin, mesailerinin ilk birkaç haftasını olabildiğince sorunsuz hale nasıl getirebileceklerini ele aldık. 

İşe dönüş aşamasında sürdüreceğiniz pratik günlük programınızdan, ebeveyn olarak yeni sorumluluklarınızla rahatça baş edilmesine kadar, kaygı duyduğunuz pek çok noktada işinize yarayabileceğini umduğumuz somut önerilerimizin, ebeveyn izninden iş hayatına mümkün olduğunca sorunsuz bir şekilde geçiş yapmanıza yardımcı olmasını diliyoruz. 

Yeni Annelerin İşe Dönüş Sürecini Mümkün Olduğunca Kolay Hale Getirmeye Yardımcı Öneriler

Çalışmaya devam edeceğiniz için suçluluk duymayın

Bebeğinize daha iyi yarınlar hazırlamak için çalışmanız, gerilmenizi ve eksik hissetmenizi gerektiren bir durumun aksine hayatın içerisinde kalan ve mücadele edebilen bir çalışan anne olarak, ona tüm yaşantısında sağlıklı bir birey olması konusunda örnek olma fırsatıdır.

Çocuğunuz siz onu kreşe, aile büyüklerine veya bakıcıya bırakıp işe gittiğiniz için değil, çalıştığınız için hissettiğiniz stresi veya suçluluk duygusunu ona doğrudan yansıttığınız ya da hatalı davranışlar gösterdiğiniz zaman söz konusu süreçten zarar görecektir.  

Bakımının eksizsiz devam etmesini sağladığınız ve kaygılarınızı doğru biçimde kontrol edebildiğiniz takdirde iş hayatına geri dönmeniz, bebeğiniz için bir kayıp değildir.

Şayet sizden ayrılırken ağlıyorsa bu durumun üzerinde fazla durmadan söz konusu davranışı doğal kabul edin ve gün başlamadan motivasyonunuzu düşürmemeye çalışın. 

Çalışma yaşantınıza geri dönmeden önce hazırlıklarınızı tamamlayın 

Annelik ve çalışan kadın arasındaki dengeyi kurabilmek, belirli bir hazırlık aşamasını zorunlu kılar. 

İşe başlamadan önce yeni rutininizi verimli ve iyi organize etmek için biraz pratik yapın. 

Mesainin ilk gününden yaklaşık iki hafta önce tıpkı işe gidiyormuş gibi sabah aynı saatte kalkmayı alışkanlık haline getirmek için alarmınızı kurun. Bakıcınızın veya çocuğunuzla ilgilenecek aile büyüğünüzün de aynı saatte evinizde olmasını ve çocuğunuzun ihtiyaçlarıyla ilgilenmesini sağlayın. 

Süreçle ilgili aksaklıklar fark ettiyseniz, çözüm için alternatifler geliştirmeye çalışın.

Bebeğinizi yanında olamayacağınız dönemdeki yeni beslenme rutinine yavaş yavaş alıştırın

İşe dönmeden yaklaşık 1 ay önce sütünüzü pompalayarak dondurmanız, çalışmaya başladığınız dönemde işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. 

Her an yanında olamayacağız için bu süre zarfında başkalarının bebeğinizi biberonla beslemesine izin vermeyi de ihmal etmemeniz oldukça yerinde olacaktır.

Gözetim mekanizmasını devreye sokun

Çalışan annenlerin en büyük endişesi, fiziksel olarak yanlarında bulunmadıklarında, kritik öneme sahip belirli durumlarla ilgili yeterince bilgi sahibi olamadıkları için çocuklarını sağlıklı ve güvenli tutacak doğru müdahalelerde bulunma şansına sahip olamadıkları düşüncesi şüphesiz.

Ebeveynlere yanlarında olmadıkları anlarda, çocuklarıyla ilgili önemli tüm gelişmeleri birebir gözlemleme şansı sunan izleme teknolojilerinden faydalanmanız, benzeri tüm kaygılarınızı giderebilir.

Çalışmaya başlamadan önce uzaktan izleme özelliği olan bir kamera sistemine sahip olmanız, işteyken çocuklarınızı rahatça kontrol etmenize izin verecektir.

Bu sayede stres faktörünü azaltarak işinize daha rahat konsantre olabilirsiniz.

Kendiniz için yeni bir süt pompalama programı belirleyin  

Çalışırken süt pompalamak için günde iki ila üç kez 15 veya 20 dakikalık aralar vermeniz gerekeceğinden, işe başlamadan önce kendinizi yeni programınıza yavaş yavaş alıştırın. 

Şirketinizin belirlenmiş bir emzirme odası yoksa, sütünüzü pompalamak için kullanabileceğiniz boş bir yer belirleyin. 

Çalışma arkadaşlarınıza, süt pompalamak için belirlediğiniz alanla ve pompalama molalarınızla ilgili bilgi vermeniz, rahatsız edilmeden sütünüzü sağmanıza yardımcı olacaktır.

Mümkünse işe hafta ortasında başlayın

İşe dönmek için ilk mesai gününüzü belirleme şansınız varsa hafta ortasını seçin. 

Örneğin çarşamba günü iş başı yapmanız, çok kısa bir süre sonra tekrar evde dinlenmenize ve mesainin ilk günlerinde karşılaştığınız zorluklarla ilgili düzenlemeler yapmak için zaman kazanmanıza yardımcı olacaktır.

Beklentileri yönetmeye odaklanın

Anneliğinizle ilgili yapmanız gerektiği gibi iş hayatınızda da sizinle ilgili beklentileri doğru biçimde yönlendirmeye çalışın. 

Sizden bir proje istendiğinde, işe başlamadan önce teslim tarihiyle ilgili net bir bilgi alın ve hem sağlıklı bir çalışma olabilmesi için varsa kendi öngörülerinizi hem de neleri yapıp yapamayacağınızı karşı tarafa açıkça belirtin.  

Bu şekilde sınırları belirleyerek herkesi memnun edemeyebilirsiniz, ancak açık davranarak temellerinizi korur ve karşı tarafa proaktif bir biçimde kendinizi işinizi iyi yapmaya adamış olduğunuzu gösterirsiniz.

Zorluklarla karşılaştığınızda kendinize pes etmemeniz gerektiğini hatırlatın

Daha fazla idare edemeyeceğinize ve işi bırakmanız gerektiğine karar verdiğiniz günlerde, kendinize bu sürecin geçici olduğunu hatırlatın. 

Yeni rutininize alışmak için zamana ihtiyacınız olduğunu kabullenin. 

Mükemmel olmaya ve her şeyi en iyi biçimde yapmaya çalışmayın. 

Birkaç ay geçtikten sonra hala aynı biçimde hissediyorsanız, patronunuzdan haftada bir veya iki gün evden veya yarı zamanlı bir düzenleme ile çalışmanıza izin veren esnek bir program talep edin. 

Teklifiniz kabul edilmezse, işten ayrılmayı değerlendirmenizin de bir yenilgi olmadığını ve hala kariyerinizle ilgili yeni başlangıçlar yapabilecek donanıma sahip olduğunuzu aklınızda bulundurun.

Ofis içerisinde yorgunluğunuzla veya panik yaptığınız durumlarla ilgili tüm endişelerinizi paylaşmanız iyi bir fikir olmayabilir

Minik bir bebeğe sahip olmanız zaman zaman fiziksel ve zihinsel olarak kendinizi bitkin hissetmenize sebep olur.  

Omuzlarınızdaki bu yükle birlikte ofiste biriken iş yığınlarının bazen gözünüzü korkutması oldukça doğaldır. 

Çocuğunuz büyümeye devam ettikçe, yorgunluklarınız azalmaya başlayacak ve tıpkı eski günlerinizdeki gibi enerjik hissedeceksiniz. 

Bebeğinizin çok küçük olduğu ve ebeveynlikle ilgili yolun başında olduğunuz işe dönüş aşamasında yapabileceğiniz en mantıklı şey, patronunuzun veya iş arkadaşlarınızın oyun dışı olduğunuzu düşünmemesi adına anneliğin güçlüğü ve işinizle ilgili endişelerinizi çevrenizle paylaşmadan kendinize saklamanız olacaktır. 

Olabildiğince çok dinlenmeye çalışın 

Enerjinizi toplamak ve yenilenmek adına dinlenmek için kendinize ayırdığınız zaman için suçluluk hissetmeyin. 

Gizli güçleri olan bir süper kahraman olma ihtimaliniz olmadığından, sizin de tıpkı diğer herkes gibi gücünüzü toplamak için uyumaya, egzersiz yapmaya ve hatta sosyalleşmeye ihtiyacınız var. 

Her şeyi mükemmel yapmaya çalışmaktan kaçının ve dinlenmek adına önceliklerinizi doğru belirlemeye çalışın. Örneğin acil olmadığı halde ütü yapmakta veya fazladan bir makine daha çamaşır yıkamakta ısrarcı olmayın ve ev işlerinin uyku için kendinize ayıracağınız zamanı azaltmasına izin vermeyin. 

Yapılması gereken işlerinizle ilgili eşinizden yardım isteyerek sorumluluklarınızı paylaşmasını sağlamaktan çekinmeyin. 

Kendinize zaman ayırmayı ihmal etmeyin 

Kulağa imkansız gibi görünse de aile ve iş hayatı dışında kendinize daha fazla zaman ayırmanız, olmak istediğiniz ebeveyn veya çalışan olmanıza yardımcı olacağından bir lüks değil, gerekliliktir. 

Hala öğle aranızda kısa bir atıştırmadan sonra alışveriş için dışarı çıkabilir, uyanmanız gereken zamandan 1 saat önce kalkarak keyifle kahvenizi içerken eğlenceli bir şeyler okuyabilir veya haftada bir gün katılacağınız bir kursa kaydolabilirsiniz. 

İhtiyacınız ve zevklerinize göre belirleyeceğiniz bu minik kaçamaklar motivasyonunuzu arttıracaktır.

Hem iş hem de sosyal hayatınızda bebeği olan diğer ebeveynlerle bağlantıda kalın

Doğum öncesi ve sonrasında kendiniz gibi çocuklu ailelerle girdiğiniz yoğun ilişkiyi devam ettirmeye çalışmanız, ilerleyen dönemlerde yaşadığınız korku ve kaygılar konusunda yalnız olmadığınızı görmenize yardımcı olabilir. 

Tıpkı özel hayatınızda olduğu gibi ofiste de çocuk sahibi olan arkadaşlarınızla ilişki kurarak, sizinle benzer süreçleri yaşamış insanların deneyimlerinden ve tavsiyelerinden yararlanmaya çalışın.

Ev ve iş hayatınızı birbirinden ayırın

İş stresinizi aile yaşantınıza yansıtmamaya özen gösterin. 

Cevaplanması gereken mailleri ve yapılması gereken telefon konuşmalarınızı sadece mesai saatleri içerisinde gerçekleştirmeyi alışkanlık haline getirin.

Evdeyken sadece ailenizle vakit geçirmeye ve kendi ihtiyaçlarınıza odaklanın.

Sosyal Medya'da Paylaş:
Ücretsiz Teklif Alın

Formumuzu doldurun, en kısa sürede sizinle iletişime geçerek, ihtiyacınıza en uygun güvenlik çözümlerini ücretsiz olarak belirleyelim.

TIKLAYIN

“Vereceğiniz kişisel bilgileriniz ücretsiz teklif verilmesi amacıyla sizinle iletişime geçilmesi süreçlerinde tarafımızca işlenecektir.
Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Bilgilendirme metnine buradan ulaşabilirsiniz.”